Ana Sayfa
Sinan'a Saygı Projesi
Mimar Sinan'ın Hayatı
Mimar Sinan'ın Eserleri
Fotoğraf Galerisi
        Yeni Eklenenler
Külliye Planları
Sinan Gezi Yolları
Gezi Haritaları
Haberler / Duyurular
Gönüllü Çalışma
Projeye Destek
İletişim
ENGLISH






Ayasofya Türbeleri Restore Ediliyor

8 Mayıs 2006 Kaynak: Zaman Gazetesi

Ayasofya Müzesi Haziresi’nde yer alan ve uzun yıllar kapalı bulunan padişah türbeleri ile vaftizhanede başlayan restorasyon çalışmaları devam ediyor.

Ayasofya Müzesi Müdürü Jale Dedeoğlu, uzun yıllar onarım için kapalı bulunan Sultan 2. Selim, Sultan 3. Mehmet, Sultan 3. Murat ve şehzade türbeleri ile vaftizhanede yaklaşık 1,5 ay önce başlayan restorasyon çalışmalarının hızla devam ettiğini bildirdi.

Dedeoğlu, 23 Nisan 1573’te Ayasofya’nın etrafının çevrilip temizlenmesi için bir çalışma başlatıldığını anlatarak, “Mimar Sinan, bu çalışma sonrası 1574’te 2. Selim’in de ölümüyle birlikte burada bir türbenin yapımına başlıyor. 2. Selim Türbesi, Mimar Sinan’ın yaptığı 18 türbeden biri. Yine bu hazirede Mimar Sinan tarafından yapılan Şehzadeler Türbesi ve Sinan’ın öğrencisi Davut Ağa’nın yaptığı 3. Murat Türbesi var.’’ dedi. 2. Selim Türbesi’nin önemli bir özelliğinin de ilk kez padişah eşlerinin de aynı türbeye gömülmeye başlanılması olduğunu kaydeden Dedeoğlu, bu türbede eşi Nurbanu Sultan’ın yanı sıra Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa ve eşi ile şehzadelerin de mezarlarının bulunduğuna dikkati çekti. Jale Dedeoğlu, hazirede ayrıca, 2. Selim’in oğlu 3. Murat ve eşi Safiye Sultan’ın defnedildiği türbe ile 3. Murat’ın oğlu 3. Mehmet’in Türbesi’nin bulunduğunu belirterek, 3. Mehmet’in oğlu 1. Mustafa, 1. Ahmet’in oğlu Sultan İbrahim’in mezarlarının da Ayasofya Müzesi Haziresi’nde yer aldığını bildirdi. Restorasyon çalışmaları hakkında da bilgi veren Dedeoğlu, bu mekânlarda öncelikle dış cephe temizliğinin yanı sıra kapı ve pencereler ile ahşap sistemlerde bakım çalışmalarının yapılacağını anlattı. Türbe içlerindeki çinilerin bakımlarının da yapılacağını ifade eden Dedeoğlu, eksik çinilerin tespit edildiğini söyledi.

Dedeoğlu, müze haziresinde 1882-1896 yılları arasında Fransız Albert Sorlin Dorigny tarafından restorasyon yapıldığını hatırlatarak, Dorigny’nin yaptığı restorasyon sırasında çinilerin, onarım için Fransa’ya götürüldüğü ve yerine sahtelerinin getirildiğinin tespit edildiğini bildirdi. Bu çinilerin, Fransa’da, başta Louvre olmak üzere bazı müzelerin depolarında bulunduğunun da belirlendiğini ve resmi kanallarla iadesinin talep edildiğini anlatan Dedeoğlu, “Bu restorasyonda, orijinalleri henüz gelmediği için mevcut durumda bulunan orijinal ve sahte çinilerin bakımı yapılacak. Zaten sahteleri de eski eser durumunda. Bunların da temizliği yapılacak.” dedi.

Bizans yapımı vaftizhanenin orijinal duvarının üzerine beton atıldığının tespit edildiğini ifade eden Dedeoğlu, bu betonların da söküldüğünü ve orijinal duvarların ortaya çıkarıldığını anlattı.

324 tarihinde yapılan Ayasofya defalarca yıkılıp yeniden yapıldı
Kültür tarihine ‘’İstanbul’un en büyük ve en ünlü Bizans kilisesi’’ olarak geçen Ayasofya Müzesi, 3 kez yapıldı ve pek çok kez de onarım geçirdi. Bizans tarihçileri, ilk Ayasofya’nın İmparator I. Konstantinos (324-337) zamanında yapıldığını ileri sürüyorlar. Bazilika planlı, ahşap çatılı bu yapı, bir ayaklanma sonunda yanarken, bu yapıdan hiçbir kalıntı günümüze kadar ulaşamadı. Ayasofya’yı ikinci defa yaptıran İmparator II. Theodosius, 415’te ibadete açtı. Yine bazilika planlı bu yapı 532’de Nika İhtilali sırasında yandı. İmparator Justinianus (527-565) ilk iki Ayasofya’dan daha büyük bir kilise yaptırmak istedi ve çağın ünlü mimarlarına günümüze ulaşan Ayasofya’yı yaptırdı. Anadolu’nun antik şehir kalıntılarından sütunlar, başlıklar, mermerler ve renkli taşlar Ayasofya’da kullanılmak üzere İstanbul’a getirildi. Ayasofya’nın yapımına 23 Aralık 532’de başlandı ve 27 Aralık 537’de tamamlandı. Tarihi boyunca Haçlı ordularınca yağmalanan ve bakımsız kalan Ayasofya, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinin ardından onarılarak camiye çevrildi. Batıdaki kubbeciklerden birinin yerine ahşap bir minare, daha sonra da güneybatıya tuğla minare eklendi. 2. Beyazıt döneminde, kuzeydoğudaki ince minare yapıldı. Batıdaki minareler ise çevredeki evler yıktırılarak Mimar Sinan tarafından yapıldı. Günümüze ulaşan mihrap ise Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edildi. Ayasofya, 1934’te Atatürk’ün isteği ve Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye çevrildikten sonra, 1935’te de müze olarak ziyaretçilere kapılarını açtı.

Diğer haberler

© 2006 Sinan'a Saygı. Her hakkı saklıdır. [Çekül Vakfı] [Tarihi Kentler Birliği]